71. PUSULA

71 PUSULA

dongu_5D_1_1_1920

…. Bu sefer gördüm Kybele’yi, bir buğday tarlasının içinde; rüzgarın sesine binmiş uçuyordu gecenin sessiz ama hırçın karanlığında.

 

Köpekler hiç durmadan havlıyorlardı peşinden.

 

Duymuştu sanırım Teşup beni.

 

Açılmıştı gökteki bulutlar.

 

Susmuştu nem.

 

Pusu kurunca minör ile major arasında gülümseyen sesine, duydum bu sefer seni, çok daha yakından geldi, gülümsedim.

 

Renkler kirlenmeden kayıt etmeli seslerini.

 

Yıldızlar görünemeyecek hale gelmeden, dünya denilen ve kendini son hızla ışık ile kirleten bu gezegende, kayıt etmeli tüm izleri.

 

Bu sefer gördüm seni, Polaris’in gülen gözleri içinde, aramızda Kybele, sarı gözleri ile susuyordu mavi göğün içinde yıldızların çizdiği izlerin üzerinde.

 

Zaman karanlıkta anlatıyor kendini sanırım, sessiz, susan bir platformda daha kolay algılıyor insan geçip giden zamanın zerrelerini…

 

İzlere düşkün gözler gülümsüyor sadece, her bir farkedilebilen hareket bir başka ize kodlanırken, gereksiz bir mutluluk sarıyor beynin kıvrımları arasında dolaşan zerreleri.

 

———————–

” Kut, seni hiç bilmeyen-bilmeyecek- ; ama,

senin bilmezlik edemediğin;

bilmekten başka birşey edemediğin

odaktır.

 

Kut, odağındır —

senin

dir. ”

 

ORUÇ ARUOBA

yakın

Kut Arayana Kılavuz

Sayfa: 82

Metis Yayınları

 

————————-

 

Pusulamı aldım yeleğimin cebinden yeniden, seviyorum sanırım karanlıkta yolumu bulmak için, kuzeye bakmayı. Karanlık aydınlanıyor bir çırpıda sanki, başvurunca pusulaya.

 

İnsan Pusula’sını yitirmemeli, bunu öğrendim ben Yıldız Fotoğrafı serüvenlerinde saatlerce karanlığın içinde bir köşede yalnız kalınca.

 

Bazen ama, etrafta bir yerlerde manyetik alan olunca görmediğin, Pusula doğru yönü gösteremiyor. Önceleri, böyle bir durumla karşılaşınca sahada, pusulam bozuldu zannetmiştim. Daha sonra ışık kirliliğine İstanbul’a dönünce, başka bir pusula daha aldım, kent yaşayanı olarak, bozulan bir cihazın yerine bozuk olmayanı koyarak boyumu bir karış uzattım.

 

Sonra bozuk olduğunu düşündüğüm pusulayı da atamamıştım, bozulan birşeyi atamam ben, eskimiş birşeyimi satamam, kolay beri atamam, çok zordur ayrılmak benim için, benden vazgeçen birine güle güle diyemem.

 

Pusulanın yenisini kullanırken başka bir yıldız serüveninde, aklıma o bozulduğunu düşündüğüm eski pusulam geldi. Onu tekrar açınca, yeni aldığım “sağlam” pusulam ile aynı yönü gösterdiğini gördüm.

 

Manyetik alan etkisinde olmayan bir yerde pusulanın yaşamışlığına bakmadan doğru yönü gösterdiğini anladım.

 

Pusula bozulmaz. Bozulan biziz sanırım, yön aynı yön, iz aynı iz, rüzgar aynı rüzgar, yıldız aynı yıldız.

 

Değişen biziz, kimimiz daha hızlı kimimiz çok daha yavaş.

Kimimiz farkında, kimimiz bi-haber.

 

Yön yolu anlatmaz, yol yönü ister, bilmeyi, gerektirir hatta.

 

Yönü bilmeden yola çıkan izleri bulamaz.

 

Anadolu’da insan yönünü kaybetmiyor, pusula manyetik alana da girse, Polaris’i buluyor sonunda. Anadolu böyle güzel, Anadolu böyle yaşam dolu.

 

Kybele hep yanınızda…

 

Hakan Hatay

 

2018 Mayıs 20

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: